6 Aralık 2014 Cumartesi

Doğruluk Cesaret İster



Şişe çevirmece oyununda,
'Şuan burada bulunan kişilere karşı sevgini, fazladan aza doğru nasıl sıralarsın?' diye bir soru yöneltilir; sırf çiğ yumurta yememek için, tercihini doğruluktan yana kullanan oyuncuya.
Net bir cevap vermesi gerekir
Maddeler halinde ve sebepleriyle...

Sevgi öyle halının üstünde; tükürüklü su içme korkusuyla, eğlenme çabasındayken konuşulacak bir konu mu?
Birileri sevgiyi bir kalıba koyabilmiş de mi biz bir çocuk oyunuyla, ne derece sevildiğimizi öğrenmek için böyle bir girişimde bulunuyoruz?

Sıralama sorusuna bir çok yanıt verilebilir ama en orjinal olan ve çokça  kullanılan bir tabir vardır, şişe çevirme oyununun vazgeçilmezidir;
 'O ayrı kefede şu ayrı kefede' denir.

Herkes için tek tek kefecikler diker, ucunu da kırmızı bir kurdeleyle güzelce bağlarsın. 
Evet bunu yaparsın çünkü kefede senindir içindeki de. 
Kefeni neyden yapacağına karar verme konusunda ince düşünmelisin, üzülebilirsin.
Bazen bir kefeye iki kişiyi alırsın, bazen tek kefeyi tek kişiye ayırırsın.
Bulunduğun kefenin beş yıldızlısını hatta ve hatta en üst katta kral dairesi olmasını istersin
Böyle bir yer için cebindeki paraya da gözün kapalı kıyman gerekir, ürkersin.

Bu oyunda ayrı kefe, ayrı çuval meselesiyle de işin içinden çıkabilirsin.
Ama o kefelerin bulundukları yeri de önemli.
En konforlu kefen hangisi?
Her kefenin de kendine göre bir yeri varsa, denize sıfır arsana hangi kefeni inşa ettin?
Hangisinin yeni nesil izolasyon sistemi var? 
Hangisinin ucunu daha sağlam bağladın? Hangisini daha dikkatli işledin?
Demezler mi?

Sevginin ne kefesi vardır ne de kafesi.
Bazen anlık bir gülümseyiştir,
Bazen sıcacık bir sarılış.

Bazen anılarına gizlenir,
Bazen şimdide gezinir.

Küçük bir cam şişenin içinden çıkan notta da hissedebilirsin,
Bir anda beliriveren göz yaşında da.

Çok uzaktan birinin kocaman gülümseyişini de sevebilirsin.
Yakınındakinin anlamsız bakışını da.

Ama sadece hissedersin.
Hiç bir terazide tartmaya gücün yetmez,
O gücü bulsan, hassas bir terazi bulamazsın.
Evirip çevirip tam kavramak için bir taraflara atamazsın.
Çünkü atarsan kırarsın.
Parça parça olur kullanamazsın.

Evet sevgili okur, ben bir şişe çevirmece mağduruyum.
Doğruluğu seçtim ve çok değerli iki dostum arasında seçim yapmam istendi.
Kekeledim,
Çünkü ikisine de şatolar yapmıştım gönlümde,
Hangi şatonun yalıtımı daha iyiydi bilemedim.

Zaten sevgimi nasıl izah edebilirdim ki?
Manasını tam olarak kavrayamamış bir ekmek kırıntısıyken...