18 Ağustos 2016 Perşembe

İyi ki Doğdun Kwon Ji Yong


Bugün sevdiğim adamın 29. yaş günü.
Buraya 'Kwon Ji Yong takvimlere meydan okuyor.' klişesi yapmaya gelmedim. Evet takvimlerin anasını zerre kırışmadan ağlatıyor oluşu hakkında binlerce şey söyleyebilirim ama mevzuyu hiç oraya getirmeyeceğim.

Bu sabah Ji Yong'un doğum günü oluşu vesilesiyle durdum düşündüm. 
Hiç mi sıkılmıyorum?
Onu gördüğüm zaman gözlerimden kalplerin fışkırıp, yüreğime su serpiliyor gibi oluşunun saçmalığından gına gelmedi mi?

Yaptığı müziği seviyorum, sesiyle mest oluyorum. Buraya kadar bir yanlışım yok. 
Ben yanlışı onu hayatımda bir yere koyarak yapıyorum.
En önemli şeyim olan zamanımı hiç cimrilik etmeden veriyorum ona.
Videolarını izliyorum saatlerce ve defalarca.
Galerimde benim fotoğraflarımdan çok onunkiler var.
Ekran koruyucumda yine o var.
Alarm zil sesimde onun seslendirdiği bir parça var.
Sabah namazına bile o kaldırıyor beni Allah affetsin.
Sırf onu seviyorum diye sıkıldığım şarkılarını bile tekrar modunda dinliyorum.


Seviyorum.
Sanal alemin kendi aleminde sanal bir Ekmek Kırıntısı olarak sanal olanı sevdiğimi sanıyorum aptalca.
Gülüşüne milyonlarca dolarımı verebileceğimi sanıyorum. 
Neymiş efendim zengin olsam varımı yoğumu onu görmek için harcarmışım.
Yokyaaa!
Midemde bir kelebek yuvası varmış da onu görünce kelebeklerin midesi bulanıyormuş.
Yuh!
G Dragon'a aşık mışım.
Evlerden ırak!

Sanırım gerçek aşkın A'sını bile şöyle minnak bir tatlı tabağına koymadığım için böylesi meşkaleleri abartan bir kalbe sahibim.
Kalbim beni deli edecek.

Sevgili kalbim,
Allah seni ıslah eylesin!


GD ile tanışmamızdan bu yana 4 koca yıl geçti. 2016 yılının 18 Ağustos'u yani bugün kutladığım 3. GD doğum günü olmuş oldu. Tanıdığım ilk yıl doğum gününü kutlayacak kadar yakın değildim beyefendiyle kehkeh.

Geçen iki yılda #HappyBirthdayGDragon vb. hashtagler açıp durmuştum Twitter köşelerinde. Ama bu yıl öyle bir niyetim yok. Artık orada burada heştek neyin açıp peşinde koşacak değilim deli oğlanın. Çok özlerse beni, haber edin gelsin istesin babamdan işi ciddiye bindirelim. Fan kız olmak zoruma gidiyor artık. Mazallah elalem ne der.
Gerçi cebinde Lamborghini'sinin anahtarı, ellerinde çiçeği ve çikolatasıyla beni istemeye gelse de babam beni ona katiyen vermez. Hatta evimizin kapısından içeri adımını attırmaz ya neyse.
'Ben prensesimi elin bukalemun kılıklı zibidisine verecek değilim.' derdi herhalde.

Bu yüzden aşkımı kalbime gömeceğim.

Zaten aşk neydi?
Kavuşamamaktı aşk
kehkehkeh

-Fangirl Kırıntısı bildirdi.

2 yorum:

Sevgili okur,
Yorumunun hazinem olacak.